Arka Mahalle

Bazen içindekileri haykırmak, dünyaya bağırmak istersin.. Hayatla nasıl bir sınav verdiğini anlayamazsın, anlam veremezsen ki..

Her şey yolundadır aslında ama içinde fırtınalar eser, sesini duyan olmaz çünkü içine haykırırsın, içine kusarsın tüm o sözleri..

Bilirsin ki seni senden başka kimse anlamayacaktır.. Hele anlamasını istediklerin.. Bu yüzden içine konuşursun, içine bağırırsın, fırtınalar estirirsin ama kimse duymaz, kimse bilmez..

Kızarsın ama anlatamazsın, küsersin ama küstüğün bilinmez, kırılırsın ama parçaların görünmez olur..

Neye kızdığını, neden küstüğünü, niye kırıldığını kendin bile bilemezsin. Sebepsiz haykırışlarını içine atarsın çünkü içine attığında son bulacaktır.. Bulur da..

Ama bir bakmışsın kendini bir balonun içinde bulursun. İçinden nasıl çıkacağını bilemediğin, bağırsan kimsenin sesini duymayacağı.. Sadece debelenirsin, çıkış yolu ararsın ama o balonu söndürecek bir yol bulamazsın..

Çünkü o balonu içinde sen yaratmışsındır. Her geçen gün büyütmüşsündür.. Bilmeden.. İstemeden..

Fark edersin ki son bulacağını düşündüğün her şey bir yerde toplanmış ve sana savaş açmıştır, içine almıştır, sıkışıp kalmışsındır..

Sen de kendine duvar örersin, kimse sana zarar veremesin, yaralarını görmesin, onları acıtmasın diye.. İçindeki balonu söndürdüğünü sandığın an yeniden fark edip şişirmesinler diye..

Zamanla şişirdiğin o balonun içinde olduğunu, hala çıkamadığını fark edersin.

Aslında istersin sesini duyacak birini, anlattıklarını dinleyecek, konuşmadığında gözlerinden seni okuyacak birini.. Tam anlatacakken sesin kısılır, çünkü ördüğün o duvarlardan sesin duyulmaz..

Aklın sana oyun oynar, aslında sen o duvarları yıkmak istemezsin ki sesin duyulsun..

Sadece kendinin duyduğu o çığlıklar sussun istersin, artık sussun.. Bilmediğin bir hüzün çöker içine..

Arka mahalleye baktığında kırıldıkların, üzüldüklerin, içine attıkların, çaresiz kaldıkların, pişmanlıkların, keşkelerin hep ordadır.

Kısacası hayatta iyisiyle, kötüsüyle ne yaşadıysan seni sen yapmıştır. Bugünki haline geldiysen seni yaşadıkların bu haline getirmiştir, seni sen yapmıştır..

Bugünki güçlü kişi olmuşsundur.. Kimseye eyvallahı olmayan, kendi ayakları üzerinde duran, sağlam basan, emin adımlar atan kişi olmuşsundur.

Ama bazen de ayakta durmakta zorlanırsın, güçsüz kalırsın.. O zamanlarda arka mahalleye bir dön bak..

Sen kendini de yaşadıklarını da, mutluluğunu da, hüznünü de değiştiremezsin.. Kabullenmelisin.. Su akar yatağını bulur.. Böylesinin en iyi olacağını anlarsın ve hayatın götürdüğü yere gidersin..

İçinden geldiği gibi yaşa, istediğinde bağırmayı, haykırmayı, susmayı da öğren, zaten öğrenmişsindir belki de..

Okuduğun kitabı kapattığın an biter, bir sıradakini oku.. Bu sefer daha iyi anlayarak ve hangi türü sevdiğini bilerek okumaya başlayacaksın..

Daha iyi hissetmeni sağlayacak kitabı okuduğunda bir öncekinin sana bir şey kazandırmadığını anlayacaksın..

Sadece tecrübe kazandırmıştır, unutma arka mahalle hep orda, cebelleşme o içindeki balondan çıkmak için.. Yeri geldiğinde sana faydası olacak..

Ne geçmişi, ne anı, ne geleceği değiştiremezsin ama sana kattıklarıyla seni sen yapmıştır.. Duygulu, empati kurabilen, ders alan, dinleyen, hayatı yoğun yaşayan, ne demek olduğunun farkına vardığın bir dünya kazanırsın..

Sadece suyun nereye doğru akacağını izle ve gör.. cebelleşme..!

Arka mahalleye arada tekrar uğra ve seni sen yaptığı için teşekkür et! 😉

Duyguyla kalın, hoşça kalın..

Pınar Ş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s