Filmin Sonu

Bir filmin sonu gibi hayatımızda ki her şeyi merak ederiz. Bu her insanoğlu için aynıdır. İşimizi, sevgilimizi, eşimizi, dostumuzu, arkadaşımızı, ailemizi kısacası geleceğimizin ne getireceğini merak ederiz.

Çalıştığımız yerde verilen bir işi başarılı bitirip bitiremeyeceğimizi, sevgilimizle ya da eşimizle aramızdaki meselenin nasıl sonuçlanacağını, kardeşinin sınavının nasıl geçeceğini, dostunun sağlık sonuçlarının nasıl çıkacağını gibi bir sürü konuyu örnek gösterebiliriz.

Hayat bize öyle şeyler getiriyor ki, ne zaman ne olacağını bilemediğimiz bir meçhul gibi.. Attığımız her adımda, başladığımız her işte, kurduğumuz yuvada sonunun mutlu bitip bitmeyeceğini merak ederiz.

Çalıştığımız işte hangi noktaya geleceğimizi, iyi bir evlilik yapıp yapamayacağımızı ya da yaptıktan sonra nasıl gideceğini merak ederiz.

Hayatımızda her şey için plan yaparız, evet planlı hareket etmek gerekir ancak her şey her zaman planladığımız gibi gitmez ki.. Biz verilen bir işi doğru yaptığımızı sanarken, dışarıdan birinin bir hatayı fark etmesiyle aslında o kadar da doğru olmadığını anlarız. Doğru bir ilişkiye adım attığımızı sanarken aslında yaşarken yanlış kararlar verdiğimizi anlarız. İyi bir doktora gittiğimizi sanarken bazen o doktorun aslında iyi olmadığını anlarız. Sevgilimizle kavga ederiz ve barışıp barışamayacağımızı, her şeyin yoluna gidip gitmeyeceğini merak ederiz. Karşımıza biri çıkar o insanın doğru bir insan olup olmadığını veya birlikteyken yanlış olduğunu anlarız.

Bu sebeple hayatın planını yapamazsınız. Gün içerisinde toplantı planını, tatil planını, doktora ne zaman gideceğinin planını yapabilirsin ama hayatının planını yapamazsın ve bu yüzden filmin sonunu merak eder gibi hayatının sana ne getireceğini hep merak edersin.

Ben kadere inanıyorum. Kaderin kısa bir açıklamasını yapmak gerekirse; kader Allah’ın önceden ne olacağını belirlemesi değil, insanoğlunun nasıl hareket edeceğini sadece önceden bilmesidir.

Kader diye bir şey olduğuna inanlara gelsin bu yazım. Neye karar vereceğimizi aslında biz bile bilmiyoruz. Olmasını istediğimiz bir şeyin olmama sebebi biz miyiz sorusu da bu noktada akıllara geliyor. Bu işin içinden kimsenin çıkabileceğini sanmıyorum. 🙂

Her şey planladığımız ya da istediğimiz gibi gitseydi hayat ne de güzel olurdu değil mi bize göre.. Keşke böyle olsaydı değil mi? 🙂 Böyle olsaydı da hayat bir sınama dünyası olmazdı.. Bizi biz yapan, insan olmamızı sağlayan şey ve sadece biz de olan şey akıldır.

Filmimizin sonunu bilemesek de aklımızla en doğru sonuca varmayı başarabiliriz. İnsanlar sinirlendiğinde, kızdığında, kırıldığında, küstüğünde yanlış kararlar verir. Kendisi için doğruyu bilemez ve seçemez. Bence şunu öğrenmemiz gerekir, bir karar vereceksek ya da bir seçim yapacaksak eğer sinirliyken değil, kendimize vakit ayırıp sakinleşince vermeliyiz. Aksi halde o merak ettiğimiz filmimizin sonunu hiç istemediğimiz şekilde sonuçlandırabiliriz.

Bu hayatta her şey bizim elimizde kısmı kesinlikle doğru.. Kendi hayatımızı kendimiz belirliyoruz. Yanlış kararlar vermemizin ve kendi hayatımızı kendimizin zorlaştırmasının sebebi yeterince düşünmemek!

İnsanlar yanlışlarından, hatalarından ders çıkarır. Bundan 3-5 sene önce yeterince düşünmediğimi, yeterince empati kuramadığımı, daha fevri olduğumu biliyorum. Bana soruyorlar şu an nasıl empati kurmayı, sakin olmayı, iletişim kurabilmeyi başarıyorsun diye..

Neden biliyor musunuz? Yanlışlarımdan, hatalarımdan ders çıkarabilmeyi ve bu yanlışlarımın kimseyi değil beni etkilediğinin farkına vardım. İnsanlar 20,25,30 belki 40 yaşında yaşadıklarından ders çıkarır. Çünkü geldiği yaşa kadar zorluklarla, zor kararlar vermekle karşılaşmamıştır ya da hayatta ki şansı iyidir. 🙂 Neyse ki ben yanlışdan erken döndüm. 🙂 En azında bundan sonra düşünmeyi ve empati kurmayı öğrendim. Şu an bunun meyvelerini yiyiyorum. Size de tavsiye ederim.

Demesi kolay diyeceksiniz! Belki de haklısınız. Çünkü insana söylenen hiç bir şeyi dinlemezler, kendileri için doğru bildiğini yaparlar, bu her zaman böyle ve böyle olacak. İnsanlar yaşayarak kendi için daha doğru kararlar vermeyi öğrenir. Bu yüzden doğanın kanununda keşke demek yok mudur?

Her zaman doğru bildiğimizi yapmaya çalışırız ama o her zaman doğru karar ne yazık ki olmaz. 10 sene öncesinde şimdiyi, şimdi ise 1,2,5 yıl sonrasını merak ederiz. Kararları biz versek de hayatın ne getireceğini bilemediğimiz için filmimizin sonunu hep merak edeceğiz. Benim de şu aralar merak ettiğim şeyler var ve bu yüzden böyle bir yazı yazmak istedim. 🙂

Son kararlarınız hep mutluluk getirsin. 🙂 Hoş kalın, hoşça kalın!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s