Eski Bayramlar

Nerde o eski bayramlar dediğinizi duyar gibiyim!

Çok haklısınız.

Birkaç gün sonra bayram ve benim bayramda giyebileceğim yeni kıyafetlere ihtiyacım var. Onları bir gün önceden ütüleyip yatağımın üzerine koymam ve bayrama hazır olmam gerekiyor.

Sabah uyandığımızda annem, babam, kardeşim ve daha kim varsa hep beraber güzel bir kahvaltıyla güne başlarız.

Belki şeker toplamaya giderim, belki de büyüklerim 5-10 TL verirse kumbarama koyarım. Topladığım paralarla o çok istediğim ateriyi alabilirim.

Misafirliğe gittiğimde bana öğretildiği gibi, o kalabalıkta sırasıyla oturmuş bir sürü teyze ve amcalarımın ellerinden öperim.

Akrabalarımın yanına gideceksem ve bir de yaşıtlarım varsa çok mutlu olurum. Onlarla oynayabileceğim oyuncak bir bebek ya da ayıcık alırım yanıma..

Bayram olduğu için mutlaka büyüklerimi ararım, bayramını kutlarım. Dedemin, babaannemin ya da anneannemin yanına giderim. Duasını alırım ve onları sevindiririm.

Bayram tatili vardır ve ben nereye istersem götürürler. Gittiğim yerde dışarıya çıkıp oynarım, koşarım, dizimi yaralarım ama ağlamam, strese girmem. Ne olacak alt tarafı pantolonun yırtıldı ve biraz dizin yaralandı. Bilirsin ki geçecek!

İncindiğini hissettiğin bir arkadaşın varsa mutlaka yüzüne güler ve bir şey olmamış gibi onunla vakit geçirmeye devam edersin. Küslük nedir bilemezsin. Özellikle de bayramda küsler barışır değil mi?

Peki şimdi ne değişti?

Aslında hiç bir şey değişmedi. Sadece biz büyüdük!

Karşımızdakinin niyetini daha iyi görebildiğimiz için küslüklerin son bulması eskisi kadar kolay değil. Büyüdük ve para kazanmamız gerekiyor. Misafirliklere gidip büyüklerimizin ellerini öpmeye vaktimiz yok ya da farklı önceliklerimiz var.

Bizi mutlu eden 5-10 TL yerine daha çok paraya ihtiyacımız var. Çalışıp, yorulduğumuz için tatile ihtiyacımız var.

Aslında tercihlerimiz ve önceliklerimiz değişti!

Biz değiştik!

Yine de ailemiz yanımızda olduğu için, sevdiklerimize bir telefon kadar uzakta olduğumuz için, bayramlaşmayı hala yapabileceğimiz için şanslıyız.

İyi Bayramlar. 🙂

Özlem

Özlüyorum!

Hayata toz pembe bakışımı özlüyorum! Hiç bir şeyin imkansız olmadığını düşündüğüm zamanları özlüyorum.. Başımı kaldırıp yıldızlara baktığımda düşen o bir yıldız sayesinde dileğimin kabul olacağını düşündüğüm anı özlüyorum..

Koyulan yasakları çiğnediğim, sınavlarda çektiğim o kopyalara bakarak soruları korkusuzca yanıtladığım yılları özlüyorum.

Okul yıllarında dersi ekip kaçtığım yılları özlüyorum.. Uzaktan masumca birini sevişimi, Yalanların bile masumca olduğu o yılları özlüyorum..

Arkadaşlıkların çıkarsızca olduğu, plansızca kafama estiğimi yaptığım yaşımı özlüyorum..

Hayatın gerçekliğini tatmadan önce her şeyin istediğim gibi olacağını düşündüren hayallerimi özlüyorum..

Ergenlik dönemini atlattıktan sonra bir birey olacağımı ve kararlarımı tek başıma verebileceğimi düşündüğüm o dönemi özlüyorum..

Birinin elini masumca tuttuğumda hissettiğim o kalp çarpıntısını özlüyorum..

Sonunu düşünmeden yaptığım hataları, herkesi kendim gibi sandığım zamanları özlüyorum..

Telefon elimde o kişiden gelecek mesajı beklediğim anı, kavga ettiğimde özlemle sarıldığım anı özlüyorum.

Uzaklardan telefon açtığında ve o sesi duyduğumda gözümden akan yaşın hissettirdiği sevgiyi, geleceği günü iple çektiğim yaşlarımı özlüyorum..

İçimdeki çocuğun bana yaptırdığı yanlış şeyleri, düşünmeden hareket ettiğim, kırıldığım için karşımdakini kolayca kırabildiğim o fevri hareketlerimi özlüyorum.

Annemin, babamın ölümsüz olduğunu, hep yanımda olacağını düşündüğüm yılları özlüyorum.

Kendi kendime konuştuğum, duvarların beni duyacağını düşündüğüm yaşlarımı özlüyorum..

Konuşmadan da anlaşabildiğimiz, bir bakışımızla her şeyi anlatabildiğimiz yılları özlüyorum..

İstediğim başarıyı yakalayabileceğimi, sevdiklerimizle ömür boyu mutlu olabileceğimizi düşündüğüm yılları özlüyorum..

İnsanların hep iyi olduğunu düşündüğüm, bencilliğin, kötülüğün olmadığı bir dünyada yaşadığımı düşündüğüm yılları özlüyorum..

O ilk içtiğim rakının tadını, verdiği hissi özlüyorum..

Yanımdakine güvenerek bana bir şey olmaz dediğim anı özlüyorum..

Şimdi ne mi oldu?

25 yaş hayatın dönüm noktası.. Hayatın o kadar da masum olmadığını, sevgilerin bir çıkara bağlı olduğunu, dünyanın o kadar da iyi bir yer olmadığını, her istediğinin olmayacağını, bir sınavda olduğumuzu anlarsın ve büyüdüğünü kabullenemezsin..

Özlersin işte.. çocukluğunu, masum sevgileri, ilk adımlarını özlersin..

Sevgiyle kalın..